BÜYÜYEN BAVULDAN SES VAR12 Ocak 2008
Yeri geldiğinde kabullenmeli her şeyi.
Alıp bavulunu çekip gitmeli susuz topraklardan.
Uzun ve yorucu bir maratonu yarıda kesmeli bazen ,
yarısında mı sonunda mı ,ne oldugunu bilmeden.
Sabahın dördünde ağlayıp sarsılmalı yüzleşmeli yaşamla.
Çalan şarkıların hislere tercüman olduğu görülsede tesadüf olduğunu farkına varmalı bazen.
Hayatı cümlelere indirgememeli
Büyümeli bazen.
Kalbi beyine nakledip bitkisel hayatta kalmak lazım bir kac sene.
Uyanıldıgında görmeli gercekleri ve anlatmalı insanlara.
Hediyeler sunmalı yaşama sorgusuzca.
Kırıntı filmlerinden kalma çocuklarla elele yaşanmalı bazen
Bazen aşkın çözemediği yerlere el uzatmalı
Çıkıp susuz yurda gece yarısı kücük bir el feneriyle kayan her yıldızda dilek tutmalı
Ateş yakmalı sırtlarda
akşamüstü saat beşte yağmaya başlayan dolunun sesini,çatısı sactan yapılmış evlerin birinde dinlemeli
sobada pişen çayı içerken yağmura ayak uydurmaya çalışan közde patatesleri izlemek lazım
sonra yalnızlığa gömülmeli ve gaz lambası eşliginde yazı yazmalı,kitap okumalı
ateş başında tek yürek olmuş insanların arasına karışıp “ben sadece” şarkıları söylemeli şair ceketli çocuktan…
insan her daim yaratmalı
ama önce bilmeli gerçeği..
Hayatının merkezine giden yolu kesfetmeli,sorgulamalı
Acı çekmeliki kısa yolu kaybetsin
Kara kız olup vurmalı kendini ülkeden ülkeye tanrıyı bulmak için
ve sonunda gözbebeklerinde görmeli tanrıyı.
İnsan sonsuz olmalı yeri geldiğinde
Sıfıra bölüp eksiyle çarpmalı kendini ve aşka eşitlemeli
hayata matematiksel bakmalı
kaybetmemeli bakışların donukluğundan
bazen dibine kadar sevmeli insan
bazen karşıdaki insanın sevgisine cevap vermeli
bazende belirsizlikler ortasında bir köşeye çekilip beklemekten vazgeçmeli….
Umut etmeli insan aşırıya kaçmadan
Sonsuz çarpı sonszu eşittir kalp olmalı bazen
Peynir tadında olan aşklarda hatırlanmalı şekerler
Yeri geldiğinde bavulunu alınıp gitmeli insan..
Büyümeli….
NANAL(12,01,2008-04,42)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder